Ulusalcı akıl kaçırması: Dönergeç!

31 December, 2006

Hüseyin Batuhan, Bilim ve Şarlatanlık adlı kitabında şöyle yazar: “Şarlatanların büyük çoğunluğu daha çok pratik bilgi veya beceri alanında at oynatıyorlar… Teknoloji dallarında bilgiçlik taslıyorlar. Örneğin fizik yasalarına dayanan ortodoks mühendislik bir perpetuum mobile makinesi yapılamaz mı diyor, şarlatan hemen ‘Ben yapabilirim!’ diye karşılık veriyor.”

Aylık Kültür ve Politika Dergisi Yarınlar‘ın Aralık 2006 sayısında yayınlanan bu makalenin tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Gustonuzu sevsinler!

Önce fotoğraflı haberi yayınlandı: Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in çoraplarının üzerinde iri harflerle “Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik” yazıyor. Konu basında hayli yankı buldu. Ana fikir: Bu kadar da görgüsüzlük olmaz ki! Ama o kadarla kalmadı. Giyim zevki üzerine verilen dersler, güzide basınımızdan beklenen gibi, “magandalığa”, “kıroluğa” karşı “gusto”nun savunusu şeklinde seyretti daha çok. Malum, ilk iki kavram Türkiye yüksek sınıflarınca halkı aşağılamak maksadıyla kullanılır; sonuncusu da ayrı kesimlerce incelmiş zevklere sahip olma gibi anlamlarla sarf ediliyor. Bakan Çelik’in halka dahil olmadığını, kendi sınıflarının kişisi olduğunu bilirler bilmesine ama, bir “gerilik” görüyorlar demek ki.

Aylık Kültür ve Politika Dergisi Yarınlar‘ın Kasım 2006 sayısında yayınlanan bu makalenin tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.

TSK AB’yi seviyor, TESEV’i sevmiyor…

Harp Akademileri öğrencilerinin komutanlarından dinledikleri yüzünden onulmaz kafa karışıklıklarına düşmelerinden veya ilkesel, stratejik bir hat belirlemeden her dalda gezilebileceği, bedeline katlanmadan her tür ilişkiye girilebileceği gibi bir anlayışa kapılacaklarından endişe ediyorum.

Aylık Kültür ve Politika Dergisi Yarınlar‘ın Kasım 2006 sayısında yayınlanan bu makalemin tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Gerdekten sonra nişanı atmak

Ödül, nişan, madalya reddetmeyi bilirdik. Vardır öyle ilke insanları; uzatılan her şekere atlamazlar. Kimilerinin yeni söyleyişle “ulusalcı” dedikleri Türk milliyetçileri sayesinde “nişan iadesi”ni de öğrenmiş oluyoruz. Bileceksiniz, Fransa’nın “Ermeni soykırımını inkarı suç sayan” yasa çıkarmasından sonra bu ülkenin dağıttığı Legion d’honneur liyakat nişanlarını iade edenlerden söz ediyorum.

Aylık Kültür ve Politika Dergisi Yarınlar‘ın Aralık 2006 sayısında yayınlanan bu makalemin tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Viewfinder Design