ABD işgal güçleri tarafından esir tutulan Irak’ın son meşru devlet başkanı Saddam Hüseyin, 30 Aralık 2006 Cumartesi günü Türkiye saati ile sabah beş sularında, işgalciler tarafından oluşturulan düzmece mahkemenin verdiği karar uyarınca asılarak idam edildi.
Irak hakim sınıflarının lideri olarak Saddam Hüseyin, o sınıfın düzeninin tüm olumsuzluklarını da kişiliğinde ve geçmiş eylemlerinde barındırıyordu. Ama aynı Saddam Hüseyin, ülkesinin bağımsızlığını başta ABD olmak üzere emperyalizme karşı koruma kararlılığını göstermiş ve bu nedenle işgal yoluyla devrilip idam edilmiş bir liderdir.
Dünyanın en korkunç diktatörlük düzeni olan emperyalizmin, ülkeleri işgal edip liderleri asabildiği bir dünyada, insanlığın ileri yürüyüşünü devam ettirebilmenin ilk koşulu, bu yamyamlığa son vermektir.
Toplumlar, kendi yollarını kendileri bulur, kendi geleceklerine kendileri karar verir. Emperyalist barbarlıktan gelecek sonuç demokrasi değil, köleliktir.
Emperyalist zincirlerin kırılması sürecinde Saddam Hüseyin gibi liderlere de roller düştü ve görülen o ki, şimdiden sonra da düşebilecektir. Bu anlamda, Saddam Hüseyin anti-emperyalizme dahildir; emperyalizmle kavgayı sınıfsız toplum hedefiyle yürüten bizlerin de şehididir. Bizden değildir ama bizimdir!
İşgale karşı kahramanca direnen Irak halkının ve emperyalizme karşı kavga veren insanlığın başı sağolsun.
ABD emperyalizminin darağaçlarında can verenler, insanlığın ileri yürüyüşünün şehitleridir. Onların geçmişini, düşmanla birlikte dedikodu masasına yatırmayız. Bir yılbaşı ve bayram arefesinde, sabaha karşı kör karanlıklarda, televizyon ekranları başında, komşu ülkenin meşru devlet başkanının ABD işgalcilerince idam sehpasına götürüleceği vakti dakika dakika beklemek zorunda bırakıldığımızı da hep hatırlarız.
Ey insanoğlu, Saddam Hüseyin’i unutma. Anısı önünde saygıyla ayağa kalk!